ÖZGÜN

Galip SARIMEŞELİ

Yeminli Mali Müşavir/CPI

BU GEÇİŞ DÖNEMİNDE….
     Mesleki açıdan tartışmaların belki de en yoğun olduğu dönemleri yaşıyoruz.1989 yılında meslek yasası yayımlandığında ki kadar olmasa da o dönemi aratmayacak kadar tartışmaların yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Mesleğin bu kez tanımlandığı yeni Türk Ticaret Kanununun kapsamı gün geçmiyor ki meslektaşlarımızın dilinde olmasın.TFRS uygulamalarının 2013 yılı başında başlayacak olması,hazırlıkların henüz tam olmadığına dair tartışmalar süregelsin,ikincil mevzuatın zamanından geç yayımlanacak olması,TMSK’nun tasfiye edilmesi belirsizliğin artması şeklinde yorumlanabilir.

     Bir çok eğitim çalışmalarının kulisinde “…sizce nasıl olacak?nereye doğru gidiyor?” şeklindeki sorulara her meslektaşımın kendince bir açıklama getirdiğine tanık oluyorum.Kendi müşterilerinde ve iş çevrelerinde de belirsiz ve kaygılı bir açıklama yapan meslektaşımın neye yol açtığını görüyor gibiyim.Bu kaygı, kendisinden rahatlatıcı bir açıklama bekleyen mükellefin gözünde daha da büyük belirsizliklere yol açıyor kuşkusuz.Düşünün bir kere müşavirin “…eyvah yandık, yıkıldık bundan sonra çok zor işimiz” şeklindeki meslektaşımın yakarışına işveren ne desin ki?Sizce küçümsüyorlar mı? “Estiği gibi yağmaz,biz ne değişiklikler gördük,sonuçta hepsi düzene girer, biz de yerimizi buluruz” mu diyorlar sizce?Zamanında Dünya Politikalarının bir dönemde nasıl şekilleneceğine dair kuşkuları İsmet İnönü “Bir gün dünya yeniden kurulur, Türkiye de bu yeni dünyada yerini alır” demişti.

Ne zaman ki TFRS uygulamalarının KOBİ için olan Set’i ile ilgili bir monografiyi baştan sona uygulamalı olarak çözmeye başladık, o zaman “..İyi de bu denli ayrıntılı bir muhasebeyi kim uygulayacak,hadi uygulandı diyelim,kim denetleyecek” diyenlerin sayısı arttı.

Bir başka söylem de önceleri “Bu iş vergicilerin işi değil,bu defa meslek; yönetim ve yatırımcılara bilgi de veren ve karar almaya baz teşkil eden bağımsız denetime ve bağımsız denetçilere ait bir gelişim içinde ve ancak bu türden bir donanımla aşılabilir…” şeklinde iken aslında vergicilerin bu güne değin birikimlerinin ve uygulayıcılıklarının giderek ve zamanla hiç de yabana atılmaması gerektiği yönünde hem fikir olundu diyebilirim.

Neden olunmasın ki?

Bu güne değin bu mesleğin her ama her alanında yer alan 3568 sayılı yasanın mensupları az mı geçti dikenli yollardan.Hadi bakalım enflasyon muhasebesi uygulayacaksınız dediler,uygulamadılar mı? Maliye Bakanlığı otomasyon sistemlerini tam oturtuyor,oturtacak derken aslında yeniden tüm bilgileri kayda almak anlamına gelen Ba ve Bs bildirimlerini de yüklenen bu meslektaşlar değil miydi?Daha önce Nakit Akım Tablosu da düzenledi bu meslek mensupları,özkaynaklar değişim tablosu da, fon akım tablosu da.Sonra bir kısım mükellef için kapsam daraltıldı da şimdi bilanço ve gelir tablosu ile yetinildiğine bakmayın siz.Netten beyanname göndermek için unutulan bir yazılım bile olsa GİB’in sisteminde, o beyanı da verebilmek için dağları,güçlükleri aşmadı mı bu insanlar?Ücretini de alamasa giden mükellefinin arkasından, son babalık görevini de yapmaya çalışan ve kızını gelin gönderen bir babanın şefkatiyle “aman şu beyanı da vereyim de…demesinler” demediler mi?İnanın Tek Düzen dedikleri, tekten çok, çok düzene giren düzenlemelerin hepsine uyum sağlayan bir esneklik göstermek öyle herkesin harcı olamazdı.
 

Gayet etkin bir çalışma programı yürütülüyor TÜRMOB tarafından.Odalarda önce yeni TTK eğitimi ve devamında da TFRS uygulamaları.Bir disiplin içinde de üyeler çalışma programlarına yönlendirilip,bölümler halinde katılıyorlar programa.Yoklamaları ve devam takipleri elektronik ortamda titizlikle yürütülüyor.İşe sahip çıkmak deyin ne derseniz deyin adına ama süreci eğitimden geçen bir mesleki disiplinin önemini kim inkar edebilir?Son derece ciddiye alıyor üyeler de.Şu kesin ki nereden ve ne yönlü gelişirse gelişsin bu değişiklikler “eskisinden daha çok gereksinimi var tüm kesimlerin muhasebecilere mali müşavirlere ve yeminli mali müşavirlere.Bu geçiş döneminde de sonrasında da…28 Nisan 2012



DİĞER YAZILARI