Yıl:40  Sayı: 394 Ekim 2019 Mükellef 

Dünyada ve Türkiye'de bir ilk: Dijital Hizmet Vergisi

Aslında benzer bir vergiyi Fransa Senatosu 11 Temmuz 2019 tarihli oturumunda kabul etmiş; ancak Cumhurbaşkanı Macron henüz onaylamamış. Eğer önümüzdeki hafta sonuna kadar da onaylamazsa bizim Dijital Hizmet Vergisi muhtemelen TBMM’den geçecek ve yayımlandığı tarihi izleyen aybaşında da yürürlüğe girmiş olacak
 

Aldığımız bilgiye göre önümüzdeki Perşembe günü yani yarın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yeni ve ilk bir vergi kanunu teklifi geliyor.

Verginin adı Dijital Hizmet Vergisi.

Bu vergi Türkiye’de ilk kez gündeme geliyor, daha önce gündeme gelmemiş bir konu. Görünen o ki dünyada da ilk kez Türkiye bu verginin uygulayıcısı olacak.

Aslında benzer bir vergiyi Fransa Senatosu 11 Temmuz 2019 tarihli oturumunda kabul etmiş; ancak Cumhurbaşkanı Macron henüz onaylamamış. Eğer önümüzdeki hafta sonuna kadar da onaylamazsa bizim Dijital Hizmet Vergisi muhtemelen TBMM’den geçecek ve yayımlandığı tarihi izleyen aybaşında da yürürlüğe girmiş olacak.

İngiltere de taslağı hazırlamış durumda; fakat 2020’den sonrasına kadar uluslararası düzenlemeyi bekleyecek, eğer bu süre içerisinde OECD’nin yaptığı çalışma şekillenmezse yasalaşma sürecini tamamlayacak.

Dolayısıyla bu düzenleme ile dünyada da bir ilke imza atıyor olacağız.

Konunun teknik, stratejik ve ticari boyutunu bir tarafa bırakarak yapılan düzenleme hakkında kısa bilgi verelim.

Türkiye’de faaliyet gösteren dijital hizmet sağlayıcılarının aşağıda sıralanan hizmetleri Dijital Hizmet Vergisi kapsamına giriyor:

- Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri,

- Sesli, görsel veya dijital bir içeriğin dijital ortamda sunulması hizmetleri,

- Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri,

- Yukarıda sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda verilen aracılık hizmetleri.

Görüldüğü gibi dijital ortamda sunulan reklam ve benzeri hizmetler vergilendirilecek.

Verginin yükümlüsü bu hizmetleri sunan dijital hizmet sağlayıcıları olacak.

Bazı işlem ve kuruluşlar, konunun veya işlemin niteliğine bağlı olarak istisna ve muafiyet kapsamında vergi dışı bırakılacak.

Türkiye’de elde edilen hasılatın 20 milyon lirayı ve dünya genelinde elde edilen hasılatın da 750 milyon euroyu aşmaması halinde vergileme yapılmayacak. Bu hadleri, verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Dolayısıyla Türkiye’deki hasılatı 20 milyon lirayı aşan teknoloji şirketleri vergilendirilecek.

Dijital Hizmet Vergisinin oranı yüzde 7.5 olacak. Cumhurbaşkanı, bu vergi oranını da yüzde 1’e kadar indirmeye veya yüzde 15’e kadar artırmaya yetkili olacak.

Verginin matrahı, bu hizmetler karşılığı alınan hasılatın tümü olarak belirlenmiş.

Hemen belirtelim, bu düzenlemenin vergileme tekniğine uygun olmayan ve hatta Anayasamızın 73. maddesine aykırı olan çok önemli yanları var. Bu hususlar kesinlikle önümüze çıkacak sorunlar olarak görülüyor.

Bu arada vergi oranının yüzde 7.5 olarak belirlenmiş olması çok yüksek, vergi yükümlüsü ve vergilendirme dönemi ile ilgili belirsizlikler çok fazla, KDV uygulaması açısından durum net değil…

Bu yazımızın çerçevesi ve boyutu itibariyle işin vergileme tekniğine girmeden daha geneline bir göz atalım.

Daha önce de belirttiğimiz gibi bu vergi önümüzdeki günlerde yasalaşırsa Türkiye, dünyada ilk kez bir uygulamaya öncülük etmiş olacak.

Peki bu öncülük etme olayı doğru mu?...

Aslında dijital ekonominin ya da teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesi yönündeki çabalar yeni değil. Başta OECD olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlar ve ülkeler bu konu üzerinde yıllardan beri kafa yoruyor.

En somut adım da G20 ülkelerinin 2013 yılında yaptıkları zirvede OECD’yi görevlendirmeleri oldu. Bu çalışma, 129 ülkenin katılımıyla devam ediyor. Çalışmanın hızlandırılması kararı da alınmış durumda.

Küresel vergileme kural ve uygulamaları neredeyse bir asır geriden geldiği halde, teknolojinin baş döndürücü hızı nedeniyle dijital ekonominin gelişmelerine ayak uyduramaz halde. Dolayısıyla günümüz vergileme anlayış ve uygulamasına yeni şekil verilmesi şart.

Ancak; etkinlik analizi yapmadan, teknolojik fırsatlarımızı dikkate almadan, dünyayla ayrışmadan, dev ülkelerle açıkçası papaz olmadan hareket edilmesi gerektiği de açık. Pirince gidelim derken evdeki bulgurdan olma ihtimali de çok yüksek.

Konun boyutları çok ama yerimiz yok. Şimdilik bu kısa değerlendirme ile yetinelim. 

Prof. Dr. Nevzat SAYGILIOĞLU  nevzatsaygilioglu@atilim.edu.tr

23 Ekim 2019 (Dünya)