Yıl:40  Sayı: 401  NİSAN  2021 Mükellef 

 
ANKARA YMM. ODASI  (AYMMO) BAŞKANI Sakıp ŞEKER

KDV TEVKİFATLARINDA ORANLAR ARTIRILDI VE KAPSAM GENİŞLETİLDİ !

16-02-2021 tarihinde RG yayımlanan 3065 sayılı KDV kanunun 35 nolu uygulama genel tebliği ile KDV tevkifat oranlarının ve kapsamının artırılmasında ki  Kamu yararı   ve pratikte icracısı TÜRMOB camiasına , kamuya  getirisi götürüsü, uygulanabilirliği nedir diye görüşlerine baş vurduğumuz AYMM  Başkanı Sakıp ŞEKER " KDV TEVKİFATLARINDA, ORANLAR ARTIRILDI VE KAPSAM GENİŞLETİLDİ ! " başlıklı ayrıntılı yazısını Mükellef Okurları ile paylaştı...

ŞEKER'in açıklamaları ;

Maliye Bakanlığı alıcılara sınırlı şekilde KDV tevkifat yapma yetkisi veren 3065 sayı KDV Kanununun 9 uncu maddesindeki yetkisini her geçen gün alabildiğine genişletiyor. Yapılan son düzenlemeler ile hem KDV tevkifat oranları artırıldı hem de tevkifat yapacak olan alıcıların sayısı artırıldı. Örneğin, daha önce nakliyecilerden KDV tevkifatı yapılmazken 1 Marttan itibaren alıcılar nakliye faturalarındaki KDV’nin 2/10’u kadar tevkifat yapacaktır. Tevkifat yapacak alıcılara Sigorta ve reasürans şirketleri, Sendikalar ve üst kuruluşları, Vakıf üniversiteleri, Mobil elektronik haberleşme işletmecileri dahil edildi.

KDV Tevkifatının yapılması demek mükelleflerin tahsil edip kasasına koyacağı KDV’nin bir kısmının veya tamamının devlete satıcı tarafından peşin olarak ödenmesi demektir. Bu suretle ödenen KDV’nin mükelleflere iadesi mümkün olmakla birlikte, bazı prosedürlerin yerine getirilmesi ve zamana ihtiyaç bulunmaktadır. İade sürecinde geçen zaman için devlet söz konusu vergiyi faizsiz kullanma hakkına sahip oluyor. İadeler dört şekilde alınabiliyor.

1. Yöntem: vergi müfettişi raporuna göre iade.

2. Yöntem: YMM raporu ile iade.

3. Yöntem: Vergi ve SGK prim borçlarına mahsuben iade. Bazı işlemlerden kaynaklanan mahsuben iadelerde, örneğin indirimli orana tabi işlemlerde de YMM veya Vergi Müfettişi raporu gerekiyor.

4. Yöntem: 5 000 TL’nin altında kalan iadeler ise mükelleflerin sunacağı bazı bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra iade edilebiliyor.


KDV iadelerinin gecikmesi demek mükelleflerin finansman amacıyla daha fazla kredi kullanması demektir. Ortalama iade sürelerinin 6 ay olduğu dikkate alındığında, iade edilen vergi devlet tarafından faizsiz kullanılmış oluyor.

Kesin tutar bilinmemekle birlikte, devletin mükelleflere devreden KDV olarak borcu yaklaşık 200 milyar TL civarında.

KDV’de kısmi tevkifat uygulaması esas itibarıyla KDV’nin indirim mekanizması ilkesine aykırıdır. Bir vergi güvenlik müessesesi olan tevkifat yönteminin çok sınırlı kullanılması gerektiği halde, kapsamın çok fazla genişletilmesi uygulamada da sorunlara yol açmaktadır. Kimin kimden tevkifat yapacağı konusunda tereddütlerin ortaya çıkmıştır.

2021 yılında tevkifatlar konusunda yapılan diğer bir artış da yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinde yapıldı. Söz konusu oran %3’ten %5’e çıkarılmıştır. Bu artış da mükelleflerin parasını peşin vergi yoluyla devlete faizsiz kullanma imkanı sağlamaktadır.

16.02.2021 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 1 Mart 2021 tarihinden geçerli olmak üzere 35 Nolu KDV Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapan Tebliğ ile KDV tevkifat oranları yeniden artırıldı ve tevkifat kapsamına giren hizmetler ile tevkifat yapacak alıcıların kapsamı genişletildi.

35 Nolu KDV Uygulama Tebliği İle Yapılan Değişiklikler Özetle Aşağıdaki Gibidir:

1. Kısmi Tevkifat Uygulayacak Belirlenmiş Alıcılara Aşağıdaki Alcılar Eklendi

- Sigorta ve reasürans şirketleri,
- Sendikalar ve üst kuruluşları,
- Vakıf üniversiteleri,
- Mobil elektronik haberleşme işletmecileri. Bu kuruluşlar da alışlarında kısmi tevkifat uygulayacaklar.

2. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetlerinde Tüm Gerçek Usulde KDV Mükellefleri “Belirlenmiş Alıcı” Haline getirildi

Daha önce KDV tevkifatı sadece “belirlenmiş alıcılar” tarafından yapılıyorken, yapılan düzenleme ile tüm gerçek usulde KDV mükellefleri KDV tevkifatı sorumlusu haline geldi. Buna göre, KDV dâhil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt proje hizmetlerini alan gerçek usulde KDV mükellefleri tevkifat yapmak ve 2 nolu KDV beyannamesi vermek zorunda olacak. Sözleşme tutarı daha sonra 5 Milyon TL’yi aştığı takdirde aşan kısım için KDV tevkifatı yapılacak.

3.Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetlerinde Tevkifat oranı 3/10 dan 4/10’a çıkarıldı

4. Belirlenmiş Alıcılara Karşı İfa Edilen “Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetlerinde” tevkifat oranı 5/10 dan 7/10’a çıkarıldı

5. Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetlerinde Tevkifat Oranı 5/10 dan 7/10’a Çıkarıldı.

6. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetlerinde 7/10 dan 9/10’a Çıkarıldı

7. Servis Taşımacılığı Hizmetinin Adı “Taşımacılık Hizmetleri” Olarak Genişletildi

Yük taşımacılığı hizmet alımları da KDV tevkifatı kapsamına alınmış olup, tevkifat oranı (2/10)olarak belirlenmiştir. Bundan böyle nakliyecilerden yapılan alışlarda 2/10 oranında KDV tevkifatı yapılacak.

Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.
Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.

Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.

Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.

8. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetlerinde tevkifat oranı 5/10 dan 7/10’a çıkarıldı.

9. Kısmi Tevkifat Bölümündeki 5/10 Oranındaki “Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler”in kapsamı genişletilmiştir. Buna göre,
• Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
• Döner sermayeli kuruluşlar,
• Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
• Bankalar,
• Sigorta ve reasürans şirketleri,
• Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile
• Kalkınma ajanslarına İfa edilen Diğer hizmetlerde 5/10 oranında tevkifat yapacaklardır.

10. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde Tevkifat Uygulaması bölümünde belirlenen 3/10 tevkifat oranı 4/10’a çıkarıldı. 7/10 olan tevkifat oranı da 9/10’a yükseltildi.

11. Ticari Reklam Hizmetler Tevkifat Kapsamına Alındı
Buna göre, belirlenmiş alıcılar ve Gerçek Usulde KDV mükellefleri reklam alışlarında 3/10 oranında KDV tevkifatı yapacaklardır.
Mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dâhil) tevkifat kapsamına girmektedir.
Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılacak.

12. Kısmi Tevkifat Uygulanacak Teslimler Bölümüne “Diğer Teslimler” Adlı Yeni Bir Bölüm Eklendi
Eklenen bölüme göre KDV mükellefleri tarafından Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan bütün mal teslimleri 2/10 oranında KDV tevkifatı kapsamına alınmıştır.

13. Tevkifata Tabi KDV İade İşlemlerinde Satıcının Tevkif Edilen KDV’yi Ödemesi Gerekmektedir. Mevcut uygulamada ödeme şartı aranmamaktaydı.

14. Ticari Reklam Hizmetleri, Nakliye Hizmetleri ve DMO’ya Mal Satan Mükellefler İndirim Konusu Edemediği KDV’yi Mahsuben İade alabilecekler

Sakıp ŞEKER
ANKARA YMM. ODASI BAŞKANI     19-04-2021

 
 
VERGİ TEVKİFATI VE KDV UYGULAMASI


ASMMMO BAŞKANI TURGUT BAHADIR
TEVKİFAT UYGULAMALARI YENİDEN DÜZENLENMELİ

KDV tevkifatı giderek yaygınlaşan bir vergi toplama yöntemine dönüşmüş olup uygulamanın sürdürülmesi vergi tahsilatına olumlu katkı sağlamaktadır. Ancak satıcı tarafından faturada gösterilmeyen tevkifatın ödenmesinden alıcının sorumlu tutulması bu uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır

I – TEVKİFAT NEDİR:

Tevkifat dilimize Arpça’dan girmiştir. Tevkif kelimesinin çoğul (Tevkifatlar) halidir. Tevkif; durdurma, alıkoyma, tutuklama anlamına gelir. Vergi kanunlarımızda Tevkifat kullanılmaktadır. Günlük hayatta genellikle tevkifat yerine stopaj kelimesi de kullanılır . Stopaj dilimize Fransızcadan geçmiştir. Tevkifat ve stopaj vergicilikte kesinti anlamında kullanılır. En kolay tanımı ile kazanca ilişkin tutarın ilgiliye ödenmesi aşamasında, gelir henüz sahibinin eline geçmeden kesilen ve o kişi adına vergi dairesine yatırılan bir vergidir. Bu uygulama gelir ve kurumlar vergisinde muhtasar beyanname ile Katma değer vergisinde ise iki nolu KDV beyannamesi ile yapılmaktadır.
Vergi Kanunlarımızda gelecekte ödenecek vergiyi güvence altına almak amacıyla Vergi güvenlik müesseseleri olarak adlandırdığımız çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Vergi güvenlik müesseselerinin en etkilisi Vergi tevkifatı olarak karşımıza çıkar. Öyle ki 2019 yılında toplanan gelir vergisinin % 90.8 i tevkifat yolu ile gerçekleştirilmiştir. Daha az olmakla birlikte Kurumlar vergisi ve Katma Değer vergisinde de tevkifat yaygın şekilde uygulanmaktadır.

III – KATMA DEĞER VERGİSİ TEVKİFATI

Gelir ve Kurumlar vergisinde; birine ödenen paradan vergi yasalarının belirlediği ölçüde yapılan ve vergi dairesine yatırılan kesinti olarak karşımıza çıkar. Gelir ve Kurumlar Vergisinde kira ödemesi gibi bazı işlemlerde fatura veya fatura yerine geçen bir belgenin düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. İşyeri kira ödemelerinde herhangi bir belge düzenlenme zorunluluğu bulunmazken banka ve benzeri finans kurumları aracılığı ile ödeme zorunluluğu bulunmaktadır. Banka dekontu ispat edici belge kabul edilir. Gelir ve Kurumlar Vergisine tabi bir kazanca ilişkin tutarın ilgiliye ödenmesi aşamasında, gelir henüz sahibinin eline geçmeden kesilir ve o kişi adına vergi dairesine yatırılır.

Katma değer Vergisinde tevkifat uygulaması Fatura üzerinden yapılmaktadır. Fatura içerisinde yer alan KDV tutarının belirli bir oranının alıcı tarafından ödenmesini sağlayan kesinti yöntemiyle KDV tutarının bir kısmını satıcı öderken bir kısmını da alıcı ödemiş olur.

Problem Hesaplanan KDV’ ni hizmet sektöründe ağır bir yüke dönüşmesinden kaynaklanır. Hizmet sektöründe KDV indirimine tabi girdilerin büyük bir kısmı KDV ye tabi olamayan işçilik vb. kalemlerden oluşur. Örneğin temizlik hizmeti veren işletmelerin indirilecek KDV’si sadece temizlik malzemesi alımındaki vergiden ibarettir. Bu ve benzeri hizmet sektörlerinde işçilik gibi temel girdilerde KDV bulunmaması, hesaplanan KDV’nin ise toplam hizmet bedeli üzerinden alınması KDV tahsilatında risk oluşturmaktadır. Bu nedenle tevkifat uygulaması ödemenin bir kısmının alıcıya sorumlu sıfatı ile yüklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.

KDV tevkifatının yaygın olarak uygulanmaya başlanması 2012 yılı mayıs ayından itibaren 117 sıra numaralı KDV tebliği ile yürürlüğe girmiş, daha sonra çıkarılan tebliğlerle bu sayısı 123 e ulaşmış ve Gelir İdaresi bu tebliğleri “Genel uygulama Tebliği” olarak tek tebliğe indirgemiştir. Tevkifat uygulamasının yasal dayanağı KDV kanununun 9.maddesinde “Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” İfadesi ile yer almaktadır. Bu maddenin Maliye Bakanlığına verdiği yetkinin Anayasanın 73. Maddesine aykırı olduğu yaygın bir görüştür. Bakanlığa vergi politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere kurulan Vergi Konseyinin görüşü de bu yöndedir.
Gelir ve kurumlar vergisinde tevkifat ödemeye bağlanmıştır. Ücret, kira, serbest meslek hizmet alımı ya da istihkak bedelleri üzerinden tevkifat bu hizmet bedellerine ilişkin ödemenin nakden ya da hesaben yapıldığı anda yapılmaktadır. Ödeme yapılmadan tevkifat yapılmazken KDV de ödeme dikkate alınmaz. Katma Değer Vergisinde vergiyi doğuran olay mal teslimi ya da hizmet ifasına bağlanmış, dolayısıyla düzenlenen faturada gösterilme zorunluluğu getirilmiştir.

Satıcı tarafından düzenlenen faturada hizmetin veya malın tabi olduğu oranda tevkifat ayrıca gösterilir ve bu tutar alıcı tarafından satıcıya ödenmeyip iki nolu beyanname ile beyan edilir. Uygulamadaki problemler bu aşamada ortaya çıkmaktadır. Satıcı düzenlediği faturada tevkifat tutarını göstermezse ya da hatalı gösterirse ne olacaktır. Vergi konseyi raporunda bu durumla ilgili şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Tevkifat işlemlerinde alıcının rolü tamamen pasif ve sorumluluğu da tali olduğu halde, tevkifatın satıcı tarafından düzenlenen belgelerde doğru gösterilmesi ve yapılması sorumluluğu alıcıda kalmaktadır. Satıcının tevkifatlı faturayı hatalı düzenlemesi sebebiyle tevkifatın hatalı-eksik yapılmış olması durumunda da, sorumluluğun tevkifatlı faturayı hatalı düzenleyen tarafa ait olması gerekir.”
Vergi Konseyi tarafından açıklanan ve tamamen haklı olan bu görüşe yasal mevzuat nasıl bakmaktadır onu görelim. 21 Sıra numaralı KDV Genel tebliğinde yer alan açıklama şöyledir:
“Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranır.
Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.” Özetleyecek olursak satıcının faturada göstermediği tevkifat tutarı eğer bir nolu beyanname ile yatırılmışsa vergi aslı ayrıca alıcıdan aranmaz, ancak gecikme faizi aranır. Peki Satıcının devreden KDV si varsa, bu nedenle ödenecek vergisi çıkmazsa, o zaman Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.
Bu uygulamanın mantığı nereye dayanmaktadır ona bakalım. Vergi Usul Kanunu vergiciliğin Anayasasıdır, genel kuralları içerir. Anılan kanunun 232. Maddesinde satıcıların fatura düzenlemek ve vermek, alıcıların da fatura istemek ve almak zorunda oldukları, 236. Maddesinde de serbest meslek makbuzu ile ilgili aynı uygulamanın geçerli olduğu hüküm altına alınmıştır.
353. Maddesinde ise “Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması,…bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 380 TL Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.” Hükmü yer almaktadır.
Bu maddeleri bir örnekle uygulamaya dönüştürelim. Bir tüccardan 5000 TL tutarlı bir mal aldınız ve parasını ödediniz. Faturayı istediniz isteme fiilini de yerine getirdiniz ancak size fatura verilmedi. (Örnek Serbest Meslek Makbuzu için de geçerlidir.) O faturayı nasıl alacaksınız. Faturayı alamazsanız cezanız belli (5.000x%10) = 500.TL. Peki burada alıcıyı faturayı almamasından dolayı nasıl suçlayabiliriz. Alıcının istemesine rağmen Fatura satıcı tarafından verilmiyor ancak biz gene de ceza keseriz demememizi nasıl izah edebiliriz. Bu suçluyu ya da kusurluyu cezalandırırken aynı cezayla suça maruz kalanı da cezalandırmak olmaz mı? Bir uygulamanın yasaya dayanıyor olması her zaman adil olduğu anlamına gelmiyor. KDV tevkifatında alıcının durumu bu. Anca başka bir kanun bu konuda daha adil bir düzenleme içeriyor. Borçlar Kanunu’nun İfa imkansızlığı başlıklı 136 maddesi şöyle: “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.”

Burada sadece Katma Değer Vergisine ilişkin KDV tevkifat konusu ele alındı. Vergi kanunlarımızdaki bu ve benzer maddeleri gözden geçirme zamanı gelmemişmidir?

III – 2 N0’LU KDV BEYANNAMESİ GEREKLİ Mİ:

Gelir İdaresi Başkanlığı zor şeyleri kolaylıkla başarabilen bir kuruluş. Bunda personel eğitiminin payı büyük. Çok iyi yetişmiş kadroya sahip. SGK Prim hizmet Beyannamesi ile muhtasar beyannamenin birleştirilmesi birbirinden tamamen bağımsız birbiri, ile ilişkisi olmayan iki konunun tek beyannamede birleştirilmesi takdir edilmesi gereken bir çalışma. Bu uygulamanın yıllar içinde giderek büyüyen Sosyal güvenlik bütçesi açıklarının da kapatılmasında rol oynayacağı görülmektedir. Bu kadar karmaşık ve zor uygulamayı tek bir beyannameye dönüştürmeyi başaran bir kurumun 2 nolu KDV beyannamesinde ısrar etmesini anlamak güç. Gerçekten 2 nolu beyanname niye var. Bir nolu beyannamede ayrı bir bölüm açılarak tek beyannameye dönüştürülemez mi? KDV beyannamesinin bir nolu, iki nolu beyanname diye ayrı beyannameye dönüştürülmesi vergi tahsilatını artırmayacağı gibi devletin arşiv yükünü ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Meseleye damga vergisi açısından bakılıyorsa bu iki beyanname birleştirilerek damga vergisi artırılabilir. Yapılacak şey iki nolu KDV beyannamesi için bir nolu beyannamede bir bölüm açılmasıdır.

IV–35 SIRA NUMARALI KDV GENEL TEBLİĞİ İLE YAPILAN DÜZENLEMELER

KDV tevkifatında sorumlu tutulanlar; KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılar olarak iki gurupta toplanmıştı. 35 Sıra numaralı KDV tebliği ile Sigorta ve reasürans şirketleri, Sendikalar ve üst kuruluşları, Vakıf üniversiteleri, Mobil elektronik haberleşme işletmecileri de belirlenmiş alıcı olarak ilan edildi. Anılan tebliğ ile reklamcılık hizmetleri ve karayolu yük taşımacılığı tevkifat kapsamına alındı. KDV mükellefleri ve Belirlenmiş alıcılar tarafından bu hizmetler karşılığında yapılacak ödemeler üzerinden reklamcılıkta 3/10 yük taşıma hizmetlerinde 2/10 oranında tevkifat yapılacak. Yürürlük tarihi 1 mart 2021. Reklam hizmetlerinde yapım işlerinde olduğu gibi alt taşeronlar da kervana dâhil edildi. Bu eklemelerin yanı sıra tevkifat oranlarında ciddi artışlar da aynı tarihte yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Esas değişiklik tebliğin 15. Maddesinde bulmaca gibi bir cümleyle yapıldı. Cümle şöyle: Tebliğin (I/C-2.1.5.1.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “şartı aranmaz” ibaresi “şarttır” olarak değiştirilmiştir.
35 numaralı tebliğden önce söz konusu bölümdeki cümle şöyleydi “İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmaz.”
Tebliğden sonra cümle şu şekilde düzeltildi: İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şarttır.
Bu düzenleme ile tevkifat nedeniyle yapılacak iadelerde bundan böyle ciddi sorunlar beraberinde getirecektir. Sadece sorun yaşanmakla kalmayacak aynı zamanda başkasının vergi ödevini yerine getirmemesi nedeniyle iade alacak mükellefler de mağdur edilmiş olacaktır.

V – SONUÇ

KDV tevkifatı giderek yaygınlaşan bir vergi toplama yöntemine dönüşmüş olup uygulamanın sürdürülmesi vergi tahsilatına olumlu katkı sağlamaktadır. Ancak satıcı tarafından faturada gösterilmeyen tevkifatın ödenmesinden alıcının sorumlu tutulması bu uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tevkifatın ayrı bir beyanname ile beyan edilip ödenmesi devletin arşiv yükünü artırmanın yanı sıra mükellefe ek bir damga vergisi, beyannameyi veren mali müşavire ek bir iş yüklemektedir. Bir nolu beyannamede ayrı bir bölüm açılarak işlem pratik hale getirilebilir.
Otuz beş numaralı tebliğ ile iade alacağında; alıcının tevkif ettiği vergiyi ödememesi halinde satıcıya iade yapılmayacağının açıklanması KDV iadesinde yeni problemlere yol açacaktır.

04-05-2021  Turgut Bahadır / ASMMMO Başkanı

 

Ana sayfaya dön