Yıl:40  Sayı: 401  NİSAN  2021 Mükellef 

 


ANKARA YMM. ODASI  (AYMMO) BAŞKANI Sakıp ŞEKER

İŞLETMELER İÇİN 2021 YILI 2020 DAHA ZOR GEÇECEK ...

MODAV ve BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ Ticari Bilimler Fakültesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölümü İşbirliği İle düzenlenen VI. Güncel Muhasebe Konuları Çalıştay’ının 1. günü   21/05/2021 tarihinde  Ankara YMM Odası Başkanı Sakıp ŞEKER COVİD-19 Krizinin etkisinin Turizm sektöründe hissedildiğini vurgulayarak..
Ayrıca kurumlar vergisi oranının %20’den %25’e yükseltilmesi ve finansal gider kısıtlaması gibi uygulamalar KDV tevkifat oranların ın da artırılması ile işletmelerin vergi yükünü artıracaktır. İşletmeler yönünden 2021 yılının 2020 yılından daha zor geçeceğini söyleyebiliriz.  diyerek dikkat çekti...!!!!  devamı için tıklayınız

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
MODAV-Başkent Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölümü işbirliği ile “6. Güncel Muhasebe Konuları Çalıştay’ının” düzenlenmesinde emeği geçen başta Çalıştay Başkanı Değerli Hocam Nalan Akdoğan’a, MÖDAV Başkanı Sayın Nuran Cömert Hocama, Başkent Üniversitesi TBF Dekanı Sayın Halil Sarıaslan Hocama teşekkür etmek istiyorum.

Bu Çalıştay’da Covid 19 Sürecinin İşletmelerin Finansal Tabloları Üzerindeki Etkilerini genel olarak ve sektörel olarak inceleme ve tartışma imkanı bulacağız.

Her krizde olduğu gibi Covid 19 salgınının yarattığı başta sağlığımız olmak üzere, sosyal ve ekonomik kriz, herkesi aynı ölçüde etkilememiştir. Ben bu süreci bir kriz olarak değerlendiriyorum. Her krizde olduğu gibi bu krizden de zararlı çıkanlar olduğu gibi kazançlı çıkanlar da olacaktır. Bu krizi bilinen ekonomik veya finansal krizlerden farklı kılan; sağlığımızı tehdit etmesidir. Sağlığımızın yerinde olmadığı durumlarda ekonominin iyi durumda olmasının hiçbir önemi ve anlamı yoktur. Geçen bir yılı aşan sürede yakınlarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı kaybettik. Onlara Allahtan rahmet diliyorum. Kriz süreci halen devam ettiği için henüz sonuçlarını tam olarak ölçmek imkanına sahip değiliz. Ancak, görünen o ki, güçlü ekonomiler bu süreçten daha az etkilenecek, zayıf olanlar daha fazla etkilenecektir. Bu durum Devletler için de işletmeler için de aynıdır. Sorun küreseldir. Salgın Dünyanın diğer ülkelerinde sona ermeden bizim ülkemizde de sona ermeyecektir.


Covid 19 salgınında biz muhasebeci, mali müşavir, yeminli mali müşavir ve bağımsız denetçiler olarak işlerimizi aksatmadık. Ofislerimizi kapatmadık. İşletmelerin ve müşterilerimizin yanı başında bulunduk. Bu süreçte başta vergi beyannamelerini ve SGK bildirimlerini aksatmadan yerine getirdik. Finansal tabloları elimizden geldiğince doğru ve dürüst şekilde hazırladık. Devletin gelirlerinin doğru şekilde toplanmasına yardımcı olduk.
Müşavirliğini yaptığım firmaların 2019-2020 yılarına ilişkin net satışları, vergi öncesi karları ile beyan ettikleri vergileri karşılaştırdım. Yaptığım bu mini ankette toplamda işletmelerin her üç finansal göstergelerinde düşüş olmadığını, ancak özellikle turizm sektöründe faaliyet gösteren müşterilerimin satışlarında ciddi düşüş meydana geldiğini tespit ettim.


Esasen bu mini anket çalışması Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin genel eğilimini gösteriyor. Devletin vergi gelirlerinde de önemli bir gerilemenin olmaması da bunu gösteriyor.

Bu arada Bankaların işletmelere ve konut alıcılarına sağladığı krediler ve İşsizlik Fonundan yapılan ödemeler işletmelerin finansal durumuna önemli katkı sağlamıştır. Özellikle kısa çalışma ödeneği uygulaması ve işten çıkarma yasaklarının işsizliğin önlenmesine çok önemli katkı sağladığını belirtmek gerekir.

Devletin işletme başına hibe olarak yaptığı 5.000 TL veya 750 TL kira yardımı ile orta ve büyük ölçekli işletmelerin finansal durumlarını düzeltmek mümkün görünmüyor.

Bu süreçte gelişmiş ülkelerde ve vergi oranlarında indirimler ve vergilerin ödenmesinde ertelemeler yapılırken; ülkemizde eğitim öğretim, konaklama ve yeme içme hizmetlerinde olduğu gibi sınırlı şekilde yapılan KDV oran indirimleri bir yana bırakılırsa, 2021 yılı başından itibaren vergi tahsilatı artışına yönelik vergi tevkifat oranlarının artırılması işletmeleri olumsuz etkileyecektir. Buna örnek olarak sorumlu sıfatıyla KDV beyanının kapsamının genişletilmesi ve tevkifat oranlarının artırılmasını gösterebiliriz. Yine, 2021 yılı başından itibaren yıllara yaygın inşaat işlerindeki %3 vergi tevkifat oranı %5’e yükseltilmiştir. Ayrıca kurumlar vergisi oranının %20’den %25’e yükseltilmesi ve finansal gider kısıtlaması gibi uygulamalar işletmelerin vergi yükünü artıracaktır. İşletmeler yönünden 2021 yılının 2020 yılından daha zor geçeceğini söyleyebiliriz.


Pandemi sürecinde bir yandan vergi incelemelerinin hız kesmediğinin, diğer yandan KDV iade süreçlerinde hiçbir kolaylaştırıcı yöntemin geliştirilmediğinin altını çizmek istiyorum.


Bütün bu olumsuzluklar karşısında bağımsız denetim raporlarında işletmelerin sürekliliğine, beklenen kredi zararlarına ve iskonto oranlarına dikkat çekilmesinin istenmesi ya da Ticaret Bakanlığının TTK’nın borca batıklıkla ilgili 376. Maddesine ilişkin düzenlemeleri sorununa çözüm getirmekten uzaktır. Denetim tarafının da konuya daha farklı açıdan bakması gerektiği kanaatindeyim. Pandemiden önemli ölçüde etkilenen işletmeler için bu sürecin geçici olacağını göz önüne alarak yeni bir görüş biçimi geliştirmeli, bağımsız denetçi görüşüne yeni bir bakış açısı getirmeliyiz. Artık olumlu, olumsuz veya şartlı görüşün ötesine geçmeliyiz.
Çalıştay’ın ülkemize ve mesleğimize katkı sağlamasını diliyor, emeği geçenlere ve siz katılımcılara tekrar selam ve saygılarımı sunuyorum. 21.5.2021


Sakıp ŞEKER
Yeminli Mali Müşavir
Ankara YMM Odası Bşk.

 

Ana sayfaya dön